Japon Mitolojisi - Michael Ashkenazi -

Michael Ashkenazi’nin “Japon Mitolojisi”, sadece tanrıların soyağacını çıkaran bir eser değil, Japon ruhunun haritasını çıkaran bir antropolojik çalışmadır. Yazar, mitolojiyi izole bir alan olarak ele almayı reddeder; onu tarih, din (Şinto ve Budizm), sanat ve toplumsal normlarla iç içe geçmiş bir olgu olarak sunar.

The book reviewed here is the Turkish edition of Ashkenazi’s renowned Handbook of Japanese Mythology , originally published in English by ABC-CLIO in 2003. The Turkish translation, titled Japon Mitolojisi , was rendered by Özlem Özarpacı and published by in 2018. This edition has made the work accessible to a vast Turkish-speaking audience, contributing significantly to the popularization of Japanese mythology in the region.

“Japon Mitolojisi, Michael Ashkenazi’nin kapsamlı çalışmasıyla, yalnızca tanrıları ve efsaneleri değil; Japon kültürünün, inanç sistemlerinin ve toplumsal ritüellerinin mitolojik köklerini de gözler önüne seriyor. Ashkenazi, Şintoizm’in kutsal metinlerinden Budist etkilere, yerel folklorik anlatılardan imparatorluk soyunun efsanevi temellerine kadar geniş bir yelpazeyi akademik ama akıcı bir dille sunuyor. Eser, Amaterasu’dan Susanoo’ya, yōkai’lerden kami’lere kadar Japon mitolojisinin renkli karakterlerini ve hikayelerini, kültürel antropoloji perspektifiyle çözümlüyor. Mitoloji meraklıları için hem başvuru kaynağı hem de ilham verici bir rehber niteliğinde.”

Here’s a for the book “Japon Mitolojisi” by Michael Ashkenazi (likely the Turkish edition of “Handbook of Japanese Mythology” ): Japon Mitolojisi - Michael Ashkenazi

The latter two-thirds of the book consists of detailed entries on specific kami (deities), demons, historical icons, and rituals.

Ashkenazi, antropolojik ve kültürel bir perspektifle yaklaştığı bu çalışmasında, Japonya’nın adaların oluşumundan modern popüler kültüre kadar uzanan inanç haritasını titizlikle inceler. Michael Ashkenazi Kimdir ve Yaklaşımı Nedir?

Ashkenazi’nin kitabı, mitolojiyi basit bir masal ya da eski efsaneler derlemesi olarak gören anlayışın çok ötesine geçer. Yazar, giriş bölümünde mit kavramını iki temel düzeyde tanımlayarak işe başlar: Birincisi, doğaüstü ögeler içeren öykülerdir; ikincisi ve belki de en önemlisi, mitlerin insanların kendilerini, yaptıklarını ve varoluş sebeplerini açıklamalarına olanak tanıyan entelektüel bir yapı olduğu fikridir. Bu ikinci tanım, eserin temel felsefesini oluşturur: Japon mitolojisi, yalnızca tanrıların maceralarını değil, bir ulusun kendini nasıl şekillendirdiğini, toplumsal kimliğini nasıl inşa ettiğini ve dünyayı nasıl anlamlandırdığını gösteren canlı bir aynadır. The Turkish translation, titled Japon Mitolojisi , was

Japon mitolojisinde Yaoyorozu-no-kami (Sekiz Milyon Tanrı) kavramı, doğadaki her nesnenin, mekanın ve hatta soyut kavramın bir ruhu olduğunu savunur. Ashkenazi’nin kitabında yer verdiği ve sıradan okuyucuyu en çok şaşırtan bazı detaylar şunlardır:

Ashkenazi’nin çalışmasını klasik bir mitoloji kitabından ayıran, Japon toplumunun bilinçaltına ışık tutan antropolojik anekdotlardır:

Ashkenazi’nin el kitabını benzerlerinden ayıran en önemli özelliklerinden biri, kapsamının genişliğidir. Yazar, yalnızca anakara Japon mitolojisini (Şinto ve Budizm) ele almakla kalmaz; aynı zamanda çoğu zaman göz ardı edilen ve Ryukyu (Okinawa) mitolojilerine de aynı özeni göstererek yer verir. Bu yaklaşım, “Japon mitolojisi” kavramının zannedildiğinden çok daha katmanlı ve çeşitli olduğunu gözler önüne serer. bu katmanların birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini

Ashkenazi, bu katmanların birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, Japon zihniyetinin bu senkretik yapı sayesinde bugünkü halini aldığını savunur.

Mitolojinin kulaktan kulağa yayılan sözlü döneminden yazılı döneme geçişini inceleyen yazar, MS 8. yüzyıla ait iki temel esere odaklanır:

İzanagi’nin yeraltı dünyasından döndükten sonra nehirde arınırken gözlerinden ve burnundan yarattığı üç büyük tanrı, Japon panteonunun merkezindedir:

Japon mitolojisinin en trajik ve gotik hikayelerinden biri, İzanami’nin ölümüdür. Ateş tanrısı Kagu-tsuchi ’yi doğururken İzanami’nin cinsel organı ciddi şekilde yanar ve aldığı yaralar sonucu ölür.